Güne Kahvaltısız Başlamayın
Uzman Diyetisyen Selahattin Dönmez, kahvaltının günün en önemli öğünü olduÄŸunun altını çizerek, “Güne kahvaltı etmeden baÅŸlanıldığı takdirde ne kadar özen gösterilirse gösterilsin diÄŸer öğünler ve atıştırmalarla günlük beslenme ihtiyacımız karşılanamaz” dedi.
Nestle’nin The House Cafe’de düzenlediÄŸi ve günün en önemli öğünü olan kahvaltının yararlarının anlatıldığı toplantıda konuÅŸan Uzman Diyetisyen Selahattin Dönmez güne dinç, saÄŸlıklı ve enerjik baÅŸlamanın yolunun kahvaltıdan geçtiÄŸini kaydederek, “Sabahları kahvaltı yaptığımız takdirde, vücudumuzun gün boyu alması gereken enerjinin temelleri de atılmış olur. Kahvaltıda, lif bakımından zengin ve yaÄŸ oranı düşük yiyecekler tüketildiÄŸinde, vücudumuza gün boyu dinçlik ve dinamizm aşılayacak besin öğeleri de alınmıştır” ÅŸeklinde konuÅŸtu.
Günlük beslenme ihtiyacı karşılanamaz
Kahvaltı yapıldığı takdirde bunun vücuda büyük getirileri olacağının altını çizen Selahattin Dönmez, “Kahvaltı yaptığımızda, ilk olarak kan ÅŸekerimiz yükselir, vücut kaslarımız çalışır ve bizi gün boyu ayakta tutacak fiziksel enerji saÄŸlanmış olur. Ancak günün en önemli öğünü olan kahvaltı atlandığı takdirde diÄŸer öğünler ve atıştırmalarla günlük beslenme ihtiyacımızı karşılayamayız” ifadelerini kullandı.
Düzenli olarak her sabah kahvaltı yapmanın, öğrenme, dikkat, verimlilik ve aynı zamanda fiziksel dayanıklılığı son derece olumlu etkilediÄŸini vurgulayan Dönmez, “AraÅŸtırmalar, kahvaltı yapmayan kiÅŸilerin öğrenme yeteneklerinde azalma, belleklerinde zayıflama, günlük iÅŸler ve performanslarında düşme ve çevreye karşı ilgide azalma görüldüğünü göstermektedir. Yapılan araÅŸtırmalar sonucu kahvaltı yapan öğrencilerin kahvaltı yapmayanlara göre daha baÅŸarılı oldukları kanıtlanmıştır” dedi.
İdeal kahvaltısı nasıl olmalı?
Uzman Diyetisyen Selahattin Dönmez, lezzetli ve saÄŸlıklı bir kahvaltı için bir takım gereklilikler olduÄŸunu dile getirerek, “Karbonhidrat, protein, lif, mineral ve vitamin bakımından zengin ve az yaÄŸlı besinlerin tercih edilmesi gerekir. Kahvaltılık gevrekler içerdikleri enerjiyi ve karbonhidratları vücuda yavaşça aktarırlar. Böylece günün ilerleyen saatlerinde yemek yeme arzusu, abur-cubura yönelme eÄŸilimleri ortadan kalkar, kan ÅŸekeri seviyemiz normal seviyesini korur. Lif oranı yüksek kahvaltı, doyurur ve açlık hissini bastırır. Bunlara ek olarak, temel vitamin ve minerallerle güçlendirilmiÅŸ kahvaltılık gevrekler, kilomuzu korurken, ihmal ettiÄŸimiz temel besin maddelerini almamızı saÄŸlar. Tahıl gevreÄŸi ile birlikte karışık beslenen bireylerin ayrıca vitamin ve mineral desteÄŸine ihtiyaçları olmayacaktır. FDA (Amerika Gıda ve İlaç Kurumu) az yaÄŸlı süt ile hazırlanmış tahıl gevreÄŸinin kalp ve damar hastalıkları açısından koruyucu olduÄŸunu bildirmektedir” ÅŸeklinde konuÅŸtu.
Lif bakımından zengin besinlerin başında ceviz, fındık gibi sert kabuklu yağıl tohumların geldiÄŸini hatırlatan Uzman Diyetisyen Dönmez, “Bunların yanı sıra; kepeÄŸi ayrılmamış tahıl taze sebze ve kabuklu meyveler ve kuru baklagiller gelmektedir. AraÅŸtırmalar yüksek oranda lifli gıdalar tüketenlerin, kan kolesterol ve kötü huylu kolesterol (LDL) düzeylerinin düşük olduÄŸunu ve özellikle iÅŸlenmemiÅŸ tahıldan elde edilen kahvaltılık gevreklerin kroner kalp hastalığına karşı koruyucu etki saÄŸladığını ortaya koymaktadır” açıklamasını yaptı.
Sindirim sistemine yararları
Diyet lifinin sindirim sistemine de yararlı olduÄŸuna dikkat çeken Dönmez, “Diyet lifi, bağırsakta fermantasyona uÄŸrar ve suyu tutarak kabızlığı önler. Böylece sindirim sisteminin düzenli çalışmasını saÄŸlar. Aynı zamanda lifler bağırsaktaki kanser yapıcı maddeleri yapılarına baÄŸlayarak vücuttan uzaklaÅŸtırılmasını saÄŸlar ve kolon kanser riskini azaltır. Ayrıca, östrojen metabolizmasını düzenleyerek kadınları göğüs kanserinden de korur. Åžeker hastaları tarafından diyetle alınan yüksek oranda lifin, daha uzun sürede emilmesi nedeniyle kan ÅŸekerini daha düşük seviyede kontrol altına aldığı da bilinmektedir” ÅŸeklinde konuÅŸtu.
Uzman Diyetisyen Selahattin Dönmez, Türkiye’de okul öncesi ve ilköğretim eÄŸitimi gören öğrenci sayısının 12 milyonu geçtiÄŸini hatırlatarak, “Ne yazık ki, okul öncesi çocukların yüzde 16’sının beslenmesi bozuktur. Bu yüzde 14-25′i yaşıtlarına göre daha zayıf ve kısa boyludur. Okul çağındaki çocukların ise yüzde 17-35′inden fazlasında kansızlık (anemi) görülmektedir. Öğrencilerin beslenme alışkanlığı incelendiÄŸinde yüzde 60-85′inin sabah kahvaltı yapmadığı gözlemlenmiÅŸtir. Bu çocukların yüzde 25-43′ü kahvaltıda simit, gofret, çikolata, sandviç gibi besinler tüketmektedir” dedi.
Derse devamsızlık oranı azalıyor
Kahvaltı yapan öğrencilerin derste daha katılımcı olduklarını ve okuldaki disiplin sorunları yüzde 50 azaldığını belirten Uzman Diyetisyen Dönmez, “Dolayısıyla ders dinlemeye ve öğrenmeye daha çok vakit kalıyor. Belirli bir zaman sonra ise, matematik notları yüzde 16′ya kadar, okuma notları yüzde 10′a kadar artabiliyor. Öğrenciler karın ve baÅŸ aÄŸrılarından daha az ÅŸikayet ediyor. Kahvaltı etmeyen öğrenciler konsantre olmakta zorlanıyor, huzursuz oluyor ve huzursuzluk yaratabiliyor. Kahvaltı etmeyen öğrencilerin kan ÅŸekerleri karbonhidrat, protein, lif, mineral düşük çıkıyor ve daha çabuk yoruluyorlar. Kahvaltı eden öğrenciler daha uzun konsantre oluyor ve daha çok bilgi öğrenebiliyor. Yaramazlık yapmıyor ve dersi devamsızlık oranı azalıyor ve daha yüksek notlar alıyorlar” ÅŸeklinde konuÅŸtu.
Vitamin yetersizliÄŸine dikkat
Türkiye’deki 0-5 yaÅŸ grubu çocuklarda, okul çağı çocuk ve gençlerde, yetiÅŸkin kadın ve erkeklerde, yaÅŸlılarda vitamin yetersizlikleri görüldüğünü anlatan Dönmez, “Demir eksikliÄŸi anemisi önemli bir halk saÄŸlığı sorunudur: 0-5 yaÅŸ grubu çocukların yüzde 50’si, okul çağı çocukların yüzde 30′u, gebe ve emzikli kadınların yüzde 50’si kansızdır” dedi. Uzman Diyetisyen Selahattin Dönmez, demirin insan metabolizmasına büyük yararları olduÄŸunu kaydederek, “Kanda oksijenin dokulara taşınması, bağışıklı sistemi, biliÅŸsel performans için gereklidir. YetersizliÄŸinde, demir eksikliÄŸi anemisi oluÅŸur. Anemik bireylerde baÅŸ dönmesi, yorgunluk, iÅŸtahsızlık, tırnak incelmesi, kısa nefes alıp verme oluÅŸur. Demirden en zengin besinler, kırmızı et, tavuk, balık ve hindi etidir. Bunu dışında kuru meyveler, yeÅŸil yapraklı sebzeler, kuru baklagiller, fındık ve fıstık da demir açısından zengin besinlerdir. Demirin diyette daha iyi emilmesi için C vitamini kaynağı ile tüketilmesi gerekir” açıklamasında bulundu.
kaynak: mynet

Discussion
What do you think? Leave a comment. Alternatively, write a post on your own weblog; this blog accepts trackbacks [trackback url].
Leave a Reply